T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

Kayseri Müftülüğü

04.11.2019

İL MÜFTÜSÜ GÜVEN, SIĞINMACILAR SEMPOZYUMUNDA KONUŞTU

Kayseri Gönüllü Kültür Kuruluşları Derneği tarafından 02.11.2019 Cumartesi günü Kocasinan Belediyesi Seminer Salonunda “Kayseri’deki Sığınmacılar, Problemleri ve Çözüm Yolları” konulu sempozyum düzenlendi.

 

Üç oturum olarak gerçekleştirilen sempozyumun ilk oturumunda İl Müftüsü Prof. Dr. Şahin Güven “Sığınmacılar ve Din Eğitimi Hizmetleri” başlıklı sunum gerçekleştirdi.

 

İl Müftüsü Sayın Güven, herhangi bir sebeple vatanlarından ayrılmak zorunda kalan ve ülkemize sığınan bu muhacir kardeşlerimizin Din Eğitimi ile ilgili sorunlarına geçmeden önce şu hususu hatırlatmak istiyorum: “Göç insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. İnsanlar çeşitli sebeplerle doğup büyüdükleri ve alışkın oldukları çevreyi terk ederek başka bir çevreye, başka bir iklime geçiş yaparlar. Bunların her birisi aslında bizlere birer imkân da sunabilir. İnsanlar çünkü bir yerde kalma imkânı olmadığı zaman oradan ayrılmak zorunda kalır. Bizler geçmişten günümüze Anadolu coğrafyasında zaten ev sahibi olarak bir çok kardeşimize, halkımıza, sadece Müslümanlara değil gayri müslimlere de ev sahipliği yapmış olan bir milletiz. Suriyeli kardeşlerimiz başta olmak üzere içlerinde meslek ve kariyer sahibi olan insanları batılı ülkeler gelip özel olarak tespit ederek alıp götürüyorlar. Diğer taraftan çok zeki olan çocukları da alıp götürüyorlar. Öyleyse yetişmiş insan potansiyelini iyi kullanmamız gerekir. Yani krizi fırsata dönüştürmemiz gerekiyor.

 

Ben özellikle dini sorunlarla ilgili alana geçecek olursam şunu söylemek istiyorum. Ülkemizde sığınmacıların dini eğitimleri üzerine neler yapıldığına dair araştırma yaptım. İlgili kurum ve kuruluşlar bunların dini eğitim sorunlarını konu alan makalelerin, tezlerin, kitapların o kadar az olduğunu gördüm ki! Oysa bununla ilgili hemen çalışmalar yapmalıyız. Bizler kendi içimizde yaşayan, kendilerine yardım ettiğimiz bu muhacir kardeşlerimizin sorunları ile ilgili, özellikle dini alandaki sorunlarıyla ilgili konuları batılı araştırmacıların gözüyle okumamamız gerekiyor. Kendi gözlüğümüzle okumamız, kendi inancımızla, bakış açımızla okumamız gerekiyor. Özellikle bu muhacirlerin karşılaştıkları sorunlara baktığımız zaman bunlar Suriye’den Kayseri’ye gelenlerin hemen tamamına yakını Müslümandır. Ve Sünnidirler; yani Ehl-i Sünnet inancına sahipler. Diğer taraftan bu kimseler geldikleri zaman şehrimizde ekonomik bir ihtiyacı da olsa, dini bir ihtiyacı da olsa, toplumsallaşmak için de olsa ilk müracaat ettiği yer camidir. Bir çok imamımız kendisine veya camiye gelen bir sığınmacı olduğu zaman onlara yer imkânı hazırlıyoruz, yardımcı olmaya çalışıyoruz. Gelen kimse burada belediyeyi ve valiliği bilmez. Ama bir cami minaresi gördüğü an orasını sığınılacak yer olarak biliyor. Bu önemli bir husustur. Ayrıca bu muhacir kardeşlerimizin toplumsallaşabilmesi ve halkımızla diyalog kurabilmesi için en önemli yerler yine camilerdir. Günde 5 vakit gelebileceği ve geldiği zaman aynı safta namaz kılabileceği insanlar yine camilerdedir. Böylece kendisi orada sosyalleşebiliyor. Bunun yanında ilkokuldan başlamak üzere çocuklarımız eğitim alıyor. İlk önce geldikleri zaman biz neye uğradığımızı bilemedik. Bunların önemli bir kısmının eğitim hayatına katılmadığını gördük. Sonra Sivil Toplum Kuruluşları, valilikler ve aynı zamanda belediyelerle birlikte –ki bu işin içerisinde müftülükler de var- bir araya geldik; neler yapabileceğimizi görüştük. Bir an önce bunların okullaşması gerekiyor dedik. Her üç Suriyeliden birisi eğitim öğretim çağında. O zaman bizim onlara eğitim vermemiz gerekiyor. Eğitim vermemiz için önce geçici eğitim merkezleri kuruldu. Geçici eğitim merkezlerine biz müftülük olarak elimizden gelen katkıyı sağladık. Hatta iki yerde binayı da biz verdik. Bu kardeşlerimizin dini eğitimleriyle birlikte sosyalleşmesi gerekiyordu. Bu geçici bir tedbirdir. Olması gereken okullaşmalarıdır. Entegrasyon için de, Türkçeyi öğrenmeleri ve gelecek planlamaları için de bu gereklidir.

 

Karşılaşılan en önemli sorun dini eğitimde dil sorunudur. Bizim din eğitimi veren okullardaki din dersi öğretmenlerimiz Arapça bilmiyorlar. Onun için onlara anlatamıyorlar. Onlar da Türkçe bilmedikleri için anlamakta zorlanıyorlar. Aynı şey camilerimizde de geçerlidir. Suriyeli kardeşlerimizin yoğunlukta bulunmuş olduğu yerlerdeki camilerde hutbede Arapça olarak o hutbenin bir paragraflık özetini vermemiz uygun olur diye düşünüyorum. Özellikle bizim ilahiyatçı meslektaşlarımızın Arapçayı bilmeleri, hele hele öğrencilik çağındaki çocuklara Arapça olarak hitap ettikleri zaman müthiş bir yakınlaşma oluyor ve daha iyi bir iletişim sağlanıyor.

 

Bizler ülke insanı olarak karnını doyurduğumuz ve doyurmaktan dolayı da onur duyduğumuz muhacir, mülteci kardeşlerimizin akıllarını, ruhlarını, beyinlerini ve kalplerini de doyurmalıyız. Özellikle de din eğitimi konusunda onlara öyle bir eğitim vermeliyiz ki onlar ülkemizin din eğitimini almalılar. Çünkü ülkemizdeki gerek imam hatipler, gerekse İlahiyat fakülteleri bağlamında verilen din eğitimi bu din eğitimini alanlar bakımından mutedil insanlar yetiştiriyor. Eğer bunu vermeyecek olursak bu Suriyelilerin içerisinden, bu Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin içerisinden, bu Afganistanlı kardeşlerimizin içerisinden IŞİD’e, Taliban’a eleman yetiştirirler burada. Biz din eğitimini doğru verirsek mülteci kardeşlerimizi bu zararlı oluşumlardan da korumuş oluruz diye düşünüyorum.

Düzenlenen sempozyuma, İl Müftüsü Prof. Dr. Şahin Güven, Kayseri OSB Başkanı Tahir Nursaçan, Kayseri Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakkı Büyükbaş, Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi Emre Gökduman, İl Göç İdaresi Uyum İletişim Grup Başkanı Eyüp Yapar, Kayseri Gönüllü Kültür Kuruluşları Derneği Başkanı Ahmet Taş, İl Sağlık Müdürlüğü Göç Sağlığı Birim Sorumlusu Faruk Yavuz Temur, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonu İl Koordinasyon Ekip Üyesi İbrahim Bayram, İHH İnsani Yardım Derneği Genel Koordinatörü Sait Çamdalı, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Genel Sekreteri Yusuf Gökoğuz, Diyanet-Sen Kayseri İl Temsilcisi İrfan Kaşıkçıoğlu ve STK temsilcileri katıldı.